Kapadokya’da Çiçeği Yemek İstedim
(“Koparma” dediler ama ben ait olmak istedim)
Nevşehir’de söylediler bana:
“Çiçekleri kopartma.”
Bir tabela değildi bu.
Bir uyarı değil.
Bir dışlanma gibi geldi.
Bir kapı kapandı gibi.
Ben koparmak istemedim oysa.
Ben sadece çiçeği
yemek istedim.
İçime almak.
Benim olsun istedim—
geçici değil,
sonsuzca.
O toprakların bir parçası olmak istedim.
Taş evlerin arasında değil,
içinde yaşamak istedim.
Rüzgârla savrulmak değil,
rüzgârın diliyle konuşmak istedim.
Ama dediler ki:
“Sen misafirsin.”
Gülümseyerek söylediler.
Yumuşakça.
Ama içimden bir yer koptu.
Ben o çiçeği
sahiplenmek için değil,
ait olmak için yemek istedim.
Beni içine alsın diye.
Beni taşısın diye.
Beni bir şeyin parçası yapsın diye.
Ama çiçek öylece durdu.
Ve ben,
orada duramadım.